İlk Kez İran Tiyatrosu
İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi Åžehir Tiyatroları’ nın düzenlediÄŸi 3. Uluslararası İstanbul-Mekân-Tiyatro Festivali’nde bu yıl ilk kez İran da var. İran Bazi Tiyatrosu, yarın Çakılma Noktası adlı oyunla sahnede İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi Åžehir Tiyatrolarınca düzenlenen 3. Uluslararası İstanbul - Mekân - Tiyatro Festivali bu yıl ilk kez İran’ı ağırlıyor. İran Bazi Tiyatrosu, festival kapsamında, enkaz altında bulunan iki insanın öyküsünü anlatan Çakılma Noktası adlı oyunu sahneleyecek. İki kiÅŸilik sözsüz bir oyun olan Çakılma Noktası, yarın saat 19.00′ da Galata Köprüsü’nde ve 13 AÄŸustos ‘ta saat 21.00′de Ihlamur Kasrı’nda izlenebilir. 17 yıllık geçmiÅŸe sahip Bazi Tiyatrosu, avangard bir tiyatro topluluÄŸu. Deneysel tiyatro üzerine yoÄŸunlaÅŸan topluluk, bugüne kadar 51 oyun sahnelemiÅŸ.Oyunun yazarı, yönetmeni ve baÅŸrol oyuncusu Attila Pessyani ile hem Çakılma Noktasını hem de İran tiyatrosunu konuÅŸtuk…
Nasıl bir topluluk Bazi Tiyatrosu?
Bazi, Farsça ‘oyun’ anlamına geliyor. Tiyatromuz 14 kiÅŸiden oluÅŸuyor. Aile tiyatrosu diyebiliriz Bazi için. Özellikle Çakılma Noktasında bunu görmek mümkün. Oyunun diÄŸer oyuncusu eÅŸim Fatemah Naghavi. OÄŸlum ve kızım da teknik ekipte yer alıyor. Son 6 yıldır da sadece vücut dilinin hâkim olduÄŸu oyunlar yapıyoruz. Bu alanda da çok tecrübeliyiz.
Bu tercihin özel bir nedeni var mı?
Topluluk içinde özel bir dil bulmamız gerekiyor. 17 yılda 3 farklı yol denedik. İlk dönem tamamen Doğu ülkelerinin tiyatrolarına yöneldik. Sonrasında sinema tarzında bir tiyatro yapmaya çalıştık. Üçüncü yolumuzda ise sinema, tiyatro, resim ve müziği birleştirdik. Tüm bu çalışmalarımız sonucunda tek bir dilin bizim baş düşmanımız olduğunu gördük. Bu yüzden de konuşmayı öldürdük. Sanatı konuşma haline çevirmeye çalıştık. Bundan sonrasında da farklı yollara gidebiliriz.
Yazarı, yönetmeni ve oyuncularından biri olarak Çakılma Noktasını nasıl tanımlarsınız?
‘Butoh stilinde çalıştık. Bu stilde, söylemek istediklerinizi tamamen vücut diliyle, aşırı tepkilerle, ifadelerle anlatırsınız. Oyun, toprak altındaki ölü insanlar hakkında. Her zaman yukarıda yaÅŸayan insanlardan yardım bekliyorlar… Mesela bir deprem sonucunda enkazların altında kalan insanlar ölmüş olsalar da, olmasalar da aÅŸağıdan yukarıyı nasıl görüyorlar? Bu oyun onların hislerini, düşüncelerini ortaya koymak için…İran’da seyirci kitlemiz iyi ama sahne sorunu yaşıyoruz.
Bugün çağdaş İran tiyatrosu ne durumda?
İran’da pek çok deÄŸiÅŸik tiyatro türü söz konusu. Tahran ve çevresinde birçok yeni, genç tiyatro var ve çok enteresan, güçlü oyunlar sahneliyorlar. Ayrıca çok da iyi bir seyirci kitlesine sahibiz. İzleyicimizin büyük kısmı gençlerden oluÅŸuyor, çok dinamikler. Sadece Tahran’da 50 - 60 tane tiyatro topluluÄŸu bulunuyor. Bazıları üniversiteye baÄŸlı, bazıları amatör… Yaklaşık 40 tane yerleÅŸik tiyatro topluluÄŸu var. Ama ne yazık ki sahne sorunu yaşıyoruz. Yine de İran’da tiyatronun çok güçlü olduÄŸunu söyleyebiliriz.
Peki ya avangard tiyatro?
Başlangıçta çok kolay değildi. Çünkü İran tiyatrosu konuşma üzerine kurulmuştur. Ve izleyicinin de işitmeye yönelik bir alışkanlığı vardır. Görsel yöne dönmeleri biraz zor oldu. Yıllar içinde tekrar tekrar avangard işler yaptık ve izleyici de zaman içinde bizi kabullendi.
İran’da tiyatro yapmanın zorlukları neler?
Her ülkede olduğu gibi bizde de bazı kurallar var. Bu kurallar içinde devam etmeye çalışıyoruz. Ama kurallar tiyatroya karşı değil. Çok aşırı bir baskı altında değiliz, herkes kendi gücünü ortaya koyup istediğini yapabilir.
Yazar: admin Kasım 22nd, 2007
Yorum Yok.
Kategori: Erkek Kültür - Sanat.
- [+] Digg: Feature this article
- [+] Del.icio.us: Bookmark this article
- [+] Furl: Bookmark this article